
Ben de gazeteler gibi kelime oyunları yapayım dedim bu yazımın başlığında. “Peki nedir bu 100′ün kerameti ?” diye sorucak olursanızda yazıya geçmeden bunu cevaplamak isterim. Bu blogumun istikrarını yakaladıktan sonra yazdığım 100. yazıdır. Gönül ister ki 100. yazımın sevincini doyasıya yaşayalım. Ancak kursağımızda kaldı bu sevinç.
Dün gece Avrupa adına ülkemizin geçirdiği en kötü gecelerden biriydi. Gece iyi başlamıştı aslında Beşiktaş’ın galibiyeti ve Trabzon’un erken gol bulmasıyla. Bize de umut olmuştu, hep beraber geçeriz düşüncesi vardı. Önce Beşiktaş’lılar sevindi. Aslında bu gece tek sevinen onlardı. Trabzon’un önce Giray’ın kendi kalesine attığı ve ardından Kuyt’ın attığı gollerle 1-0 başladığı geceyi 2-1 mağlup kapattı. Bu sefer gözlerimizi Fenerbahçe’Me ve Galatasaray’a çevirdik. Fenerbahçe’M maçın başında baskısını kurmasına rağmen ilk yarının sonlarına doğru oyun ortada geçmeye başlamıştı. 2. yarı tamamıyla baskıyı kurmuştuk ancak geçen yıl kaçan şampiyonluktaki son maçtaki şanssızlığımız bu gecede yanımızdaydı.
Yazının devamı »



















Yorum Yok